Banka İşi ( The Bank Job )


Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Banka İşi

1970’lerde gerçekleşen bir soygundan yola çıkılarak çekilen “Banka İşi”, hareketli anlatımı ve sürükleyici öyküsüyle dikkat çekse de filmin anlatımındaki tutarsızlık ve ideolojik açılımları bazı seyircileri tatmin etmeyebilir.

Terry Leather oto tamirhanesine sahip ve yükselmenin yollarını arayan kendi halinde bir aile babasıdır. Bir gün karşısına eski dostu Martine Love çıkar ve büyük bir soygun planı olduğundan bahseder. Kısa yoldan hızlı para kazanmak için her şeyi yapabilecek olan Leather, bir grup arkadaşıyla beraber işe koyulur fakat soygun planının ardında kraliyet ailesinin kirli işlerinin de olduğunun farkında değildir ve kendisini işin içinden çıkılmaz bir noktada bulur.

Gerçek bir olaydan esinlenilerek çekilen “Banka İşi”, “Ocean’s 11” (2001) tarzı bir olay örgüsü vaat eden bir film iken, ilk yarının ardından eğlenceli soygun filmi atmosferini terk ederek bir gerilim ve kara film tadında seyretmeye başlıyor. Film tonunu türler arasında gidip gelerek bulmaya çalışırken, estetik olarak bunun bir yansımasını göremiyoruz. Özellikle gereksiz çarpık açılar ve televizyon estetiğine yakın detay planlar, kimi zaman izleyiciyi yoruyor ve akıcı olması gereken film kimi yerlerde boğucu olmaya başlıyor.

Daha önce genelde vasat işlere imza atmış olan Donald Richardson’ın elinden çıkan “Banka İşi”, filmi gören izleyicilerde “keşke başka birisi yönetseydi” hissi uyandırabilir. Elindeki senaryoyu hem görsel hem de düşünsel anlamda derinleştiremeyen yönetmen, bazı ideolojik noktalarda tehlikeli sulara yelken açtığının farkında bile değil gibi. Özellikle Michael X karakteri üzerinden aktarılmaya çalışılan aidiyet ve etnik yapı gibi meseleler havada kalıyor ve yüzeysel bir şekilde sonuçlanıyor; çünkü yönetmen o sırada zeki karakterlerinin arasında geçen diyalogları seyirciye nasıl aktarabileceği üzerine odaklanıyor.

“Amerikan Gangsteri”yle akrabalık bağları

Filmi görenler, tematik anlamda Ocak ayında izleme fırsatı bulduğumuz “Amerikan Gangsteri” (2007) filmine yakın bulacaktır. O da gerçek bir olaydan esinlenerek çekilmiş ve sosyal anlamda analize yönelen bir filmdi. Burada da benzer bir malzeme varken, “Banka İşi”nin bu noktalarda tökezlediğinin farkına varmak çok da zor değil.

Bunların yanında daha çok aksiyon filmlerinden tanıdığımız Jason Statham iyi yazılmış karakteri üzerinden kaslarını bir yana bırakıp oyunculuğunu konuşturuyor diyecekken, filmin sonuna doğru karşımıza çıkan, “gereksiz” bir estetikle çekilmiş kavga dövüş sahneleri bize bir anlığına da olsa “Taşıyıcı” (2002) filmini hatırlatıyor. Bunun haricinde çok iyi bir kastinge sahip olan filmde oyunculukların hepsinin başarılı olduğunu söyleyebiliriz.

Yeşilçam ödülleri sahiplerini buldu


Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , ,
25 Mart 2008 Sinema Haberleri

Türkiye Sinema ve Audiovisuel Kültür Vakfı (TÜRSAK) ile Beyoğlu Belediyesi’nce düzenlenen ”Yeşilçam Ödülleri”, Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ın katıldığı törenle sahiplerine verildi.

Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilen ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda davetlinin katıldığı törende konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, geçmiş ile bugün arasında bağ kurmanın güzelliğini öğreten bir akşam yaşadıklarını dile getirdi.

Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan da Yeşilçam’daki büyüklerinin kendisine zaman zaman “Beyoğlu’na sahip çıkın” dediklerini, kendisinin de ancak böylesi bir organizasyonla ilçeye sahip çıkılacağını düşündüğünü ifade etti.

Bu konuda deneyimi bulunan TÜRSAK Vakfı’nın da buna destek olduğunu ifade eden Demircan, bu ödülün aynı zamanda Beyoğlu’nu kültür ve sanatla tanıtma vizyonunu da yerine getirmesini umduğunu sözlerine ekledi.

Behzat Gerçeker ve Enbe Orkestrası’nın Türk filmlerinin müziklerinden örnekleri seslendirdiği gecenin sunuculuğunu Meltem Cumbul yaptı.

Ödüller

Konuşmaların ardından geçilen ödül töreninde, ödüller sahiplerine Kültür ve Turizm Bakanı Günay ile Hale Soygazi, Nebahat Çehre, Göksel Arsoy, Sevda Ferdağ, Tamer Karadağlı ve Mehmet Günsur’un de aralarında bulunduğu sinema oyuncuları tarafından sunuldu.

Gecede, “En İyi Film” dalında ödüle değer bulunan “Mutluluk” filminin yönetmeni Abdullah Oğuz’a ödülünü Bakan Ertuğrul Günay verdi.

“En İyi Yönetmen” dalında “Yaşamın Kıyısında” filmiyle Fatih Akın ödülün sahibi olurken, “En İyi Kadın Oyuncu” dalında “Mutluluk” filmiyle Özgü Namal, “En İyi Erkek Oyuncu” dalında “Kabadayı” filmiyle Şener Şen ödül aldı.

“En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu” ödülü “Yaşamın Kıyısında” filmiyle Nursel Köse’ye verilirken, aynı film ile Tuncel Kurtiz “En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu”, Fatih Akın ise “En İyi Senaryo” ödülünü kazandı.

“En İyi Müzik” ödülüne “Mutluluk” filminin müziğiyle Zülfü Livaneli, “En İyi Görüntü Yönetmeni” ödülüne aynı film ile Mirsad Heroviç değer bulundu.

Özel ödüller

Gecede, “Digitürk Genç Yetenek Ödülü”nü “Yumurta” filmindeki rolüyle Saadet Işıl Aksoy, “Turkcell İlk Film Ödülü”nü ise “Beyaz Melek” filminin yönetmeni Mahsun Kırmızıgül aldı.