Cannes’tan ilk Ödül Alan Türk Yönetmen


Etiketler:, , , , , , , ,
25 Mayıs 2008 Sinema Haberleri, Yönetmenler

Nuri Bilge Ceylan “Üç Maymun” filmiyle 61. Cannes Film Festivali’nde en iyi yönetmen ödülünü aldı.

Ödülü aldıktan sonra yaptığı teşekkür konuşmasında “Bu ödülü, tutkuyla sevdiğim yalnız ve güzel ülkeme armağan ediyorum.” dedi

Ceylan, ödül töreninde yaptığı konuşmada, ”Kazandığım ödülü güzel ülkem Türkiye ithaf ediyorum”dedi.Ödül haberinin kendisini şaşırttığını belirten Ceylan, ”ödülü almaktan büyük onur duyduğunu’’söyledi.

Ceylan, filmin festivalin yarışma bölümüne alınmasına ve en iyi yönetmen ödülünü kendisine veren jüriye teşekkür etti. Ceylan’ın en iyi yönetmen ödülünü aldığını, jüri başkanı Sean Penn, duyurdu.

61. Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülünü, Fransız yönetmen Laurent Cantet’in ”Entre les murs” isimli filmi kazandı. Film, eğitim konusuna Fransız toplumunu bakışını yansıtıyor.

Ödülü, yönetmen Laurent Cantet’e, Robert de Niro verdi.

Festivalde, en iyi senaryo ödülünü Jean Pierre Luc Dardenne’nin “Le Silence de Lorna” isimli filmi kazandı. Ödülü, geçen yıl bu ödülü kazanan Fatin Akın takdim etti.

Yarışmada jüri, en iyi erkek oyuncu ödülünü, yönetmen Steven Soderbergh’in ”’Che” filmindeki rolüyle Benicito del Toro’ya verdi. Ödülü, ünlü Fransız oyuncu Valerie Lemercier takdim etti.

En iyi kadın oyuncu ödülünü, Walter Salles’in yönettiği, ”Linha de Passe” isimli filmdeki rolüyle Sandra Corbeloni kazanırken, ödülü Fransız oyuncu Jean Reno verdi.

Jüri ödülünü, Paolo Sorrentino’nun, ”Il Divo” filmi aldı. 22 filmin Altın Palmiye için yarıştığı 61. Cannes Film Festivali’nde Catherine Deneuve ile Clint Esatwood’a özel ödül verildi

Fatih Akın’a 3 milyon euro’luk ödül


Etiketler:, , , , , , , , , , , , ,

Aldığı ödüllerle adından sıkça söz ettiren tanınmış Türk yönetmen Fatih Akın‘ın “Yaşamın Kıyısında” adlı filmi, bu akşam da yaklaşık 3 milyon euro’luk Altın Alman Film Ödülü’nü kazandı.

En iyi film ödülünün yanı sıra en iyi yönetmen, en iyi senaryo ve en iyi kurgu ödüllerini de alan “Yaşamın Kıyısında” adlı film, Türkiye’deki bazı Almanların ve Almanya’da yaşayan bazı Türklerin hikayelerini anlatıyor.

Kültürden sorumlu Devlet Bakanı Bernd Neumann’ın da katıldığı Berlin’deki ödül töreninde Fatih Akın ayrıca, en iyi yönetmen olarak Lola adlı ödüle de layık görüldü.

Banka İşi ( The Bank Job )


Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Banka İşi

1970’lerde gerçekleşen bir soygundan yola çıkılarak çekilen “Banka İşi”, hareketli anlatımı ve sürükleyici öyküsüyle dikkat çekse de filmin anlatımındaki tutarsızlık ve ideolojik açılımları bazı seyircileri tatmin etmeyebilir.

Terry Leather oto tamirhanesine sahip ve yükselmenin yollarını arayan kendi halinde bir aile babasıdır. Bir gün karşısına eski dostu Martine Love çıkar ve büyük bir soygun planı olduğundan bahseder. Kısa yoldan hızlı para kazanmak için her şeyi yapabilecek olan Leather, bir grup arkadaşıyla beraber işe koyulur fakat soygun planının ardında kraliyet ailesinin kirli işlerinin de olduğunun farkında değildir ve kendisini işin içinden çıkılmaz bir noktada bulur.

Gerçek bir olaydan esinlenilerek çekilen “Banka İşi”, “Ocean’s 11” (2001) tarzı bir olay örgüsü vaat eden bir film iken, ilk yarının ardından eğlenceli soygun filmi atmosferini terk ederek bir gerilim ve kara film tadında seyretmeye başlıyor. Film tonunu türler arasında gidip gelerek bulmaya çalışırken, estetik olarak bunun bir yansımasını göremiyoruz. Özellikle gereksiz çarpık açılar ve televizyon estetiğine yakın detay planlar, kimi zaman izleyiciyi yoruyor ve akıcı olması gereken film kimi yerlerde boğucu olmaya başlıyor.

Daha önce genelde vasat işlere imza atmış olan Donald Richardson’ın elinden çıkan “Banka İşi”, filmi gören izleyicilerde “keşke başka birisi yönetseydi” hissi uyandırabilir. Elindeki senaryoyu hem görsel hem de düşünsel anlamda derinleştiremeyen yönetmen, bazı ideolojik noktalarda tehlikeli sulara yelken açtığının farkında bile değil gibi. Özellikle Michael X karakteri üzerinden aktarılmaya çalışılan aidiyet ve etnik yapı gibi meseleler havada kalıyor ve yüzeysel bir şekilde sonuçlanıyor; çünkü yönetmen o sırada zeki karakterlerinin arasında geçen diyalogları seyirciye nasıl aktarabileceği üzerine odaklanıyor.

“Amerikan Gangsteri”yle akrabalık bağları

Filmi görenler, tematik anlamda Ocak ayında izleme fırsatı bulduğumuz “Amerikan Gangsteri” (2007) filmine yakın bulacaktır. O da gerçek bir olaydan esinlenerek çekilmiş ve sosyal anlamda analize yönelen bir filmdi. Burada da benzer bir malzeme varken, “Banka İşi”nin bu noktalarda tökezlediğinin farkına varmak çok da zor değil.

Bunların yanında daha çok aksiyon filmlerinden tanıdığımız Jason Statham iyi yazılmış karakteri üzerinden kaslarını bir yana bırakıp oyunculuğunu konuşturuyor diyecekken, filmin sonuna doğru karşımıza çıkan, “gereksiz” bir estetikle çekilmiş kavga dövüş sahneleri bize bir anlığına da olsa “Taşıyıcı” (2002) filmini hatırlatıyor. Bunun haricinde çok iyi bir kastinge sahip olan filmde oyunculukların hepsinin başarılı olduğunu söyleyebiliriz.

Uçurtma Avcısı ( The Kite Runner )


Etiketler:, , , , , , , , , , , , , , ,

Uçurtma Avcısı 

Yönetmen:
Marc Forster
Senaryo :
David Benioff, Khaled Hosseini(Kitap)
Müzik:
Alberto Iglesias(Kitap)
Görüntü yönetmeni:
Roberto Schaefer(Kitap)
Tür:
Dram
Yapım:
ABD 2007 122 dakika (Renkli)
Dil:
İngilizce
Dağıtıcı Firmalar:
UIP

Marc Forster’ın yönettiği ve Wall Razaqi, Said Taghmaoui, Shaun Toub ile Nasser Memarzia’nın oynadığı Uçurtma Avcısı Afgan yazar Khaled Hosseini’nin aynı adlı best-seller romanından uyarlandı.Yönetmenliğini Kesişen Yollar ve Düşler Ülkesi filmlerinin yönetmeni Marc Forster üstlendi.

uzun yıllardır Kaliforniya’da yaşayan Amir adlı bir Afgan göçmeninin, çocukluk arkadaşı Hassan’ın oğlunun başının dertte olduğunu öğrendikten sonra ona yardımcı olmak için Taliban yönetimi altındaki anavatanına geri dönüşünün öyküsü anlatılır.

Kaliforniya’da yaşayan Amir, ülkeye Taliban rejiminin gelmesinden sonra Amerika’ya göç eden Kabil’li zengin bir tüccar ailenin oğludur. Kabil’de geçen çocukluk yılları sırasında evin hizmetçisinin oğlu Hassan ile çok sağlam dostluk bağları yaşamıştır. Ancak bir uçurtma yarışı sırasında Hassan’ın başına gelen olayda ona yardım edebileceği halde sırtını dönerek en sevdiği arkadaşına ihanet etmiştir. Aradan geçen uzun yıllar boyunca bu ihaneti hiç aklından çıkmaz.Yıllar sonra Hassan ve karısının Taliban tarafından öldürüldüğü haberini alır. Bunun üzerine bir zamanlar ihanet ettiği çocukluk arkadaşının başı dertte olan oğlunu bulmak ve onu kölelik yaşamından kurtarmak için Taliban yönetimi altındaki Afganistan’a geri döner.